Antrenman beslenmesi denince akla genellikle karmaşık tablolar, tartılan porsiyonlar ve katı kurallar gelir. Oysa temel çerçeve şaşırtıcı derecede sadedir ve üç besin öğesinin ne işe yaradığını anlamakla başlar. Bu yazı genel bilgi amaçlıdır; kişiye özel bir plan değildir. Size uygun bir beslenme programı için bir diyetisyene danışın.
Üç temel besin öğesi ne yapar?
Protein
Protein, vücuttaki yapı işlerinin hammaddesidir. Antrenmanla uyarılan dokuların onarımı ve yenilenmesi bu hammaddeye ihtiyaç duyar. Günlük protein alımını tek öğüne sıkıştırmak yerine güne yaymak, çoğu insan için hem daha pratik hem de daha kolay sindirilir bir düzendir. Yumurta, süt ürünleri, et ve balık, baklagiller, tofu gibi kaynaklar bu ihtiyaca farklı biçimlerde katkı sunar.
Karbonhidrat
Karbonhidrat, özellikle şiddeti yüksek çalışmalarda kasların ilk tercih ettiği yakıttır. Yoğun bir derse yeterli yakıt olmadan girmek, performansın erken düşmesine ve seansın son bölümünde tekniğin bozulmasına yol açabilir. Tam tahıllar, meyve, kuru baklagiller, patates ve pirinç gibi kaynaklar günün yakıt tarafını kurar. Karbonhidratı topluca "kaçınılması gereken" bir grup olarak görmek, düzenli antrenman yapan biri için pratik bir yaklaşım değildir.
Yağ
Yağ, hormonal işleyiş ve bazı vitaminlerin emilimi için gereklidir; ayrıca öğünün tokluk hissini uzatır. Zeytinyağı, kuruyemişler, avokado, yağlı balıklar gibi kaynaklar yaygın tercihlerdir. Yağ sindirimi yavaş olduğu için antrenmandan hemen önceki öğünde miktarını düşük tutmak, mide rahatsızlığı yaşayanlar için işe yarayabilir.
Öğün zamanlaması: katı kural değil, konfor meselesi
Zamanlamayı bir sihir olarak değil, rahatlık ve performans meselesi olarak düşünmek daha doğrudur. Genel bir çerçeve şöyle özetlenebilir:
- Antrenmandan 2-3 saat önce dengeli bir ana öğün: karbonhidrat ağırlıklı, orta düzeyde protein, düşük yağ ve düşük lif. Bu, mideyi rahat bırakır.
- Antrenmandan 30-60 dakika önce gerekiyorsa küçük bir ara öğün: bir meyve, bir dilim ekmek, az miktarda yoğurt gibi kolay sindirilen bir şey.
- Antrenman sırasında bir saati aşmayan çoğu seans için su yeterlidir.
- Antrenmandan sonra makul bir süre içinde protein ve karbonhidrat içeren bir öğün. "Yarım saatlik altın pencere" fikri düşünüldüğü kadar dar değildir; asıl belirleyici olan gün içindeki toplam alımdır.
Beslenmede en çok işe yarayan strateji, en kusursuz olan değil; haftanın altı günü uygulayabildiğinizdir.
Pratik alışkanlıklar
- Her ana öğünde bir protein kaynağı bulundurmayı alışkanlık hâline getirin.
- Sebze ve meyveyi öğünün rengi olarak düşünün; lif ve mikro besin tarafını onlar taşır.
- Akşam geç saatte yoğun bir ders yapıyorsanız, öğle öğününü atlamayın; enerji açığını gece kapatmaya çalışmak uykuyu da bozabilir.
- Yeni bir öğün düzenini ilk kez yarışma, test ya da zorlu bir ders gününde denemeyin.
- Sindirim şikâyeti yaratan bir yiyeceği not edin; kişisel tolerans kişiden kişiye ciddi biçimde değişir.
Takviyeler hakkında kısa bir not
Takviyeler, adının söylediği işi yapar: eksik kalan bir yeri tamamlar. Öncelik her zaman yeterli ve dengeli bir tabakadır. Herhangi bir ürünü kendi kararınızla kullanmaya başlamadan önce hekiminize ya da diyetisyeninize danışın; kullandığınız ilaçlar veya bilinen bir sağlık durumunuz varsa bu daha da önemlidir. Bu yazıda hiçbir ürün önerilmemektedir.
Hafta içi düzeni kurmanın pratik yolu
Beslenmede en çok zorlanılan yer, bilgi eksikliği değil hazırlıksız yakalanmaktır. Aç kalınan bir günün sonunda verilen kararlar nadiren planlıdır. Bu yüzden haftada bir saatlik bir hazırlık, günlük irade tartışmalarını büyük ölçüde bitirir.
- Haftanın birkaç öğününü önceden pişirip bölerek saklamak.
- Çantada bozulmayan bir ara öğün taşımak: bir avuç kuruyemiş, kuru meyve ya da tam tahıllı bir kraker.
- Akşam dersine gidilecek günlerde öğle öğününü saatinde yemek.
- Alışverişe listeyle çıkmak; mutfakta olmayan şey akşam yenmez.
Bu düzenin amacı katı bir rejim kurmak değil, karar sayısını azaltmaktır. Öğün seçimi ne kadar otomatikleşirse, uzun vadede sürdürmek o kadar kolay olur.
Neyi ölçmeli?
Beslenme düzeninin işe yarayıp yaramadığını anlamak için tartıdan çok daha kullanışlı göstergeler var: antrenman performansınız haftadan haftaya nasıl gidiyor, gün içindeki enerjiniz nasıl, uykunuz nasıl, öğünlerin arası size çok uzun geliyor mu? Bu göstergeler stabilse çerçeveniz muhtemelen yerindedir. Bireysel hedefler, alerjiler, kronik durumlar ve ilaç kullanımı söz konusu olduğunda ise genel bilgiler yetmez; kişiye özel plan için mutlaka bir diyetisyenle çalışın.